Birgi Sivil Mimari

Birgi 3B İnteraktif Modeller

Birgi Architecture

Birgi 3D Interactive Models

Sanal Gezi

Virtual Tour

DİKKAT!

Işığa duyarlı epilepsi:
Geçmişte epilepsi ya da nöbet geçirdiyseniz kullanmadan önce doktora danışın. Belirli şekiller ya da titreşimler daha önce nöbet geçirmemiş kişilerin nöbet geçirmesine neden olabilir.

WARNING!

Photosensitive epilepsy:
If you have had or are prone to epileptic episodes or seizures, please consult your physician before use. Certain shapes and/or vibrations may cause manifestation of epileptic symptoms in individuals who have no history of seizures or epilepsy.

  • Tam Ekran

    Full Screen

  • Önbelleği Temizle

    Clear Cache

Sanal Gezi

Virtual Tour

ÜZGÜNÜZ

Mobil cihazlar için Sanal gezi özelliği çalışmaları devam etmektedir.
Lütfen masaüstü sürümünü kullanınız.

SORRY

Virtual tour feature work for mobile devices continues.
Please use the desktop version.

Birgi Sivil Mimari


Geleneksel ‘Türk ev’ tipinin klasik örneklerini sergileyen Ege kıyısı, konut mimarisi içinde Birgi özel bir konumdadır. Bu ev tipinde genel olarak hımış yapı tekniği ki, bu teknik taşıyıcı sistemi ağaç kalaslar üzerine bindirilen, kerpiç dolgulu ve zemin katı genel olarak taştan yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Birgi sokaklarında genel olarak bu yapım tekniğine uygun olarak sofalı planlı, taş duvarlı zemin katları olan, ahşap iskeletli evler görülmektedir.

Birgi’nin dere ve tepelerle oluşmuş eğimli arazisinden dolayı üç-dört evin yan yana bulunduğu yanaşık düzen sokaklara hakimdir. Birgi sokaklarındaki evlerin genellikle iki katlı ve avlulu evler olduğu görülmektedir. Bunun yanında ara katlarla desteklenmiş üç katlı evler ve bodrum kısımları toprak altında kalmış evler de vardır. Evlerin avluları geniş tutulduğundan şehrin içinde sık sık yeşillikler göze çarpmaktadır. Mahalle arasındaki meydanlarda ve etraftaki ağaçlık alanlardaki yeşil alanlar şehrin doğal görünümü artırmıştır. Taş kaplamalı evlerin alt kattaki duvarları ve bahçe duvarları sayesinde derin dar sokaklar oluşmuştur. Genel olarak evlerin alt katlardaki odalarının pencereleri yoktur. Evlerin alt katları taşlıklar, avlular, depolar, ahırlar ve mevsimlik hazırlıkların yapıldığı avlulardan oluşmaktadır. Bu yapılar evin iç kısmına bakmaktadır. Kör alt cephelerin üzerine çıkmalarla desteklenen üst katlarda pencere donanımları, süslemeler ve saçaklar yer almaktadır. Evlerin konumuna baktığımızda genel olarak manzaraya göre şekillendikleri görülmüştür. Birgi’deki evler genellikle ‘L ve U’ şeklinde planlanmıştır. Evler köşelerine seki veya köşk ya da odaların arasına eyvan koyularak yapılmıştır.

Her türlü yaşam faaliyetinin gerçekleşebileceği odalar büyüklükleri ve bezemeleriyle birbirinden farklılık göstermektedir. İki veya üç odaya sahip evlerin büyüklüğü ve süslemeleriyle ayrılan baş oda kısmı bulunmaktadır.

Birgi Arcitecture


Birgi is in a special position in the residential architecture of the Aegean coast, which displays the classical examples of the traditional 'Turkish house' type. In this type of house, we encounter generally the wood construction technique, in which the carrier system is sustained on wooden planks, filled with adobe, and the ground floor is generally made of stone. In the streets of Birgi, wooden-framed houses with a sofa planned, stone-walled ground floors and generally in accordance with this construction technique can be seen.

Due to the sloping terrain of Birgi, which is formed by streams and hills, the juxtaposition of three or four houses dominates the streets. It is seen that the houses on the streets of Birgi are generally two-storey houses with gardens. In addition, there are three-storey houses supported by mezzanine floors and houses with basements under the ground. Since the courtyards of the houses are wide, greenery is often seen in the city. The green areas in the squares between the quarters and the surrounding wooded areas have increased the natural appearance of the city. Deep narrow streets were formed thanks to the lower floor walls of the stone-clad houses and the garden walls. Generally, the rooms on the lower floors of the houses do not have windows. The lower floors of the houses consist of stony gardens, courtyards, warehouses, barns and courtyards where seasonal preparations are made. These structures are located in the interior of the house. When we look at the location of the houses, it is seen that they are generally shaped according to the landscape. The houses in Birgi are generally planned as 'L and U' shaped. The houses were built with a bench or a biaxial sofas in their corners or an iwan between the rooms.

The rooms where all kinds of living activities can take place differ from each other with their sizes and decorations. Houses with two or three rooms have a main room separated by their size and decorations.

Birgi Hakkında

Birgi Tarihçesi

About Birgi

Birgi History

X

Hypaiapa antik şehrinin yer aldığı bölgede yerleşmenin izleri MÖ 3 binlere kadar takip edilebilir. Birgi yöresi sırasıyla Frig, Lidya, Pers, Bergama ve Roma hâkimiyetinde kaldıktan sonra Bizans idaresine geçti. Bizans’ın elinde savunma amacıyla ovaya bakan yüksek bir mevkide kale-şehir olarak Pyrgion veya Pyrgi (Dioshieron ve Chrisopolis) adlarıyla anıldı. 1193-1199 yıllarında bir metropolitlik merkezine dönüşen Pyrgion, XIII. yüzyıl sonlarında bölgede faaliyet gösteren Menteşe Bey'in damadı Sasa Bey tarafından Bizanslılar tarafından bölgeye gönderilen Katalanların çekilmesinden hemen sonra muhtemelen 1304'te şehir ele geçirildi. Sefere katılan Aydınoğlu Mehmed Bey ise burayı 1307'de ele geçirerek kurduğu beyliğin merkezi yaptı. 1312'de burada bir cami, türbe ve medrese inşa ettirdi; onun hâkimiyetindeki bölge Memleket-i Birgi adıyla anılmaya başlandı. Birgi 1391'e doğru İsa Bey tarafından Osmanlılara terk edildi. Fakat Osmanlıların yenilgiyle ayrıldığı Ankara Savaşı'ndan sonra tekrar Aydınoğulları'nın eline geçmesine rağmen II. Murad döneminde şehir kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi.

The traces of the settlement in the region where the ancient city of Hypaipa is located can be traced back to 3 thousand BC. After being under the rule of Phrygian, Lydian, Persian, Bergama and Roman, Birgi region ruled to the Byzantine Empire. It was called Pyrgion or Pyrgi (Dioshieron and Chrisopolis) as a fortress-city on a high position overlooking the plain in the hands of Byzantium. Turning into a metropolitan center in 1193-1199, Pyrgion was probably captured in 1304, after the Catalans who were sent to the region by the Byzantines, by Sasa Bey, the son-in-law of Menteşe Bey, who was active in the region, in the late 13th century. Aydınoğlu Mehmed Bey, who participated in the expedition, captured this place in 1307 and made it the center of the principality he founded. He had a mosque, tomb and madrasah built here in 1312. The region under his rule began to be called Memleket-i Birgi. Birgi was abandoned to the Ottomans by Isa Bey by 1391. However, after the Battle of Ankara, in which the Ottomans were defeated, it fell into the hands of Aydınoğulları again. During the reign of Murad, the city definitely came under Ottoman rule.

Beş yüzyılı aşkın süre Osmanlı egemenliğinde kalan Birgi 1919-1922 yılları arasında Yunan işgali altında kaldı. Birgi’deki yapıların büyük kısmı Yunan Ordusunun çekilmesi sırasında yakılarak tahrip edilmiştir. Birgi'nin tahribattan kurtulan en önemli tarihi eseri Ulucami olarak da bilinen Mehmed Bey Camii ve Türbesi'dir. Türbede Aydınoğlu Mehmed Bey'den başka Umur Bey, İsa Bey ve Sahadır Bey'e ait mezarlar bulunur. Diğer önemli abideleri arasında Evliya Çelebi'nin de bahsettiği Derviş Ağa Camii ile Kurşunlu Camii ve Karaoğlu Camii ayaktadır.

Birgi, which remained under Ottoman rule for more than five centuries, was under Greek occupation between 1919-1922. Most of the structures in Birgi were destroyed by burning during the withdrawal of the Greek Army. The most important historical monument of Birgi that survived the destruction is the Mehmed Bey Mosque and Tomb, also known as the Ulucami. In addition to Aydınoğlu Mehmed Bey, there are graves belonging to Umur Bey, İsa Bey and Sahadır Bey in the tomb. Among the other important monuments, the Derviş Ağa Mosque, which Evliya Çelebi mentioned, as well as the Kurşunlu Mosque and Karaoğlu Mosque are still standing.

Sayfa Sayısı:

/

Birgi Hakkında

Birgi Tarihi

About Birgi

Birgi History

X

Hypaiapa antik şehrinin yer aldığı bölgede yerleşmenin izleri MÖ 3 binlere kadar takip edilebilir. Birgi yöresi sırasıyla Frig, Lidya, Pers, Bergama ve Roma hâkimiyetinde kaldıktan sonra Bizans idaresine geçti. Bizans’ın elinde savunma amacıyla ovaya bakan yüksek bir mevkide kale-şehir olarak Pyrgion veya Pyrgi (Dioshieron ve Chrisopolis) adlarıyla anıldı. 1193-1199 yıllarında bir metropolitlik merkezine dönüşen Pyrgion, XIII. yüzyıl sonlarında bölgede faaliyet gösteren Menteşe Bey'in damadı Sasa Bey tarafından Bizanslılar tarafından bölgeye gönderilen Katalanların çekilmesinden hemen sonra muhtemelen 1304'te şehir ele geçirildi. Sefere katılan Aydınoğlu Mehmed Bey ise burayı 1307'de ele geçirerek kurduğu beyliğin merkezi yaptı. 1312'de burada bir cami, türbe ve medrese inşa ettirdi; onun hâkimiyetindeki bölge Memleket-i Birgi adıyla anılmaya başlandı. Birgi 1391'e doğru İsa Bey tarafından Osmanlılara terk edildi. Fakat Osmanlıların yenilgiyle ayrıldığı Ankara Savaşı'ndan sonra tekrar Aydınoğulları'nın eline geçmesine rağmen II. Murad döneminde şehir kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi.

Beş yüzyılı aşkın süre Osmanlı egemenliğinde kalan Birgi 1919-1922 yılları arasında Yunan işgali altında kaldı. Birgi’deki yapıların büyük kısmı Yunan Ordusunun çekilmesi sırasında yakılarak tahrip edilmiştir. Birgi'nin tahribattan kurtulan en önemli tarihi eseri Ulucami olarak da bilinen Mehmed Bey Camii ve Türbesi'dir. Türbede Aydınoğlu Mehmed Bey'den başka Umur Bey, İsa Bey ve Sahadır Bey'e ait mezarlar bulunur. Diğer önemli abideleri arasında Evliya Çelebi'nin de bahsettiği Derviş Ağa Camii ile Kurşunlu Camii ve Karaoğlu Camii ayaktadır.

The traces of the settlement in the region where the ancient city of Hypaipa is located can be traced back to 3 thousand BC. After being under the rule of Phrygian, Lydian, Persian, Bergama and Roman, Birgi region ruled to the Byzantine Empire. It was called Pyrgion or Pyrgi (Dioshieron and Chrisopolis) as a fortress-city on a high position overlooking the plain in the hands of Byzantium. Turning into a metropolitan center in 1193-1199, Pyrgion was probably captured in 1304, after the Catalans who were sent to the region by the Byzantines, by Sasa Bey, the son-in-law of Menteşe Bey, who was active in the region, in the late 13th century. Aydınoğlu Mehmed Bey, who participated in the expedition, captured this place in 1307 and made it the center of the principality he founded. He had a mosque, tomb and madrasah built here in 1312. The region under his rule began to be called Memleket-i Birgi. Birgi was abandoned to the Ottomans by Isa Bey by 1391. However, after the Battle of Ankara, in which the Ottomans were defeated, it fell into the hands of Aydınoğulları again. During the reign of Murad, the city definitely came under Ottoman rule.

Birgi, which remained under Ottoman rule for more than five centuries, was under Greek occupation between 1919-1922. Most of the structures in Birgi were destroyed by burning during the withdrawal of the Greek Army. The most important historical monument of Birgi that survived the destruction is the Mehmed Bey Mosque and Tomb, also known as the Ulucami. In addition to Aydınoğlu Mehmed Bey, there are graves belonging to Umur Bey, İsa Bey and Sahadır Bey in the tomb. Among the other important monuments, the Derviş Ağa Mosque, which Evliya Çelebi mentioned, as well as the Kurşunlu Mosque and Karaoğlu Mosque are still standing.

Birgi Hakkında

3B Modeller

About Birgi

3D Models

X