Çakırağa Konağı

Birgi 3B İnteraktif Modeller

Çakırağa Mansion

Birgi 3D Interactive Models

Sanal Gezi

Virtual Tour

DİKKAT!

Işığa duyarlı epilepsi:
Geçmişte epilepsi ya da nöbet geçirdiyseniz kullanmadan önce doktora danışın. Belirli şekiller ya da titreşimler daha önce nöbet geçirmemiş kişilerin nöbet geçirmesine neden olabilir.

WARNING!

Photosensitive epilepsy:
If you have had or are prone to epileptic episodes or seizures, please consult your physician before use. Certain shapes and/or vibrations may cause manifestation of epileptic symptoms in individuals who have no history of seizures or epilepsy.

  • Tam Ekran

    Full Screen

  • Önbelleği Temizle

    Clear Cache

Sanal Gezi

Virtual Tour

ÜZGÜNÜZ

Mobil cihazlar için Sanal Gezi özelliği çalışmaları devam etmektedir.
Lütfen masaüstü sürümünü kullanınız.

SORRY

Virtual tour feature work for mobile devices continues.
Please use the desktop version.

Çakırağa Konağı


Şerif Ali Ağa tarafından 19. Yüzyılda yaptırılmıştır. Yapı Türk ev mimarisinde dış sofalı, eyvanlı ve çift köşk odalı plan tipinin harika bir örneğidir. Odaların arasında eyvanları olması birbirlerine bitişik olmasını engellemiştir. Kuzey, güney ve batı cepheleri bahçe duvarları ile çevrili doğu cephesi ise açıktır. İkinci kat seviyesine kadar moloz taş ve kerpiç malzemeleri inşasında kullanılmıştır. Konağın odalarının bahçeye bakan kısımları her katta hımış düzenlidir ve pencereleri vardır. Yapının cephelerinin sıva yapılmış yüzeylerinin üzerine panolar içinde madalyonlar, vazolar içinde yer alan naturalist çiçekler, girlantlar, perde şeklinde kıvrımlı kumaş motifleri kalem işi olarak yapılmıştır. Zemin kat üzerinde yer alan iki katla beraber üç katlı bir görünümü olan konağın mimari düzeni ve süslemesi açısından en dikkat çekici kısmı üst katıdır. Zemin taşlık şekilde düzenlenmiş ve doğrudan bahçeye açılmaktadır. Ana giriş yanında konağın çalışanları için nöbet ve bekleme yeri, güney kısmında hizmetli odaları, kuzey tarafında hayvan damı ve ahır yapının alt katını oluşturmaktadır.

Konağın üst katında ocak bulunan kışlık baş odasında hayali bir İstanbul resmi bulunmaktadır. Resmin hayali olduğu İstanbul’da yer alan bazı önemli yapıların bulunmadığından anlaşılmaktadır. Sanatçının bu resmi anlatılanlara, kitaplara veya kartpostallara göre çizdiğini düşündürmektedir.

Yazlık başodada İzmir resmi bulunmaktadır. İstanbul’un aksine İzmir resminin daha gerçekçi olması onu belgesel niteliğine kavuşturmuştur.

Çakırağa Mansion


It was built by Şerif Ali Ağa in the 19th century. The building is a great example of the plan type with outer sofa, iwan and biaxial inner sofas in Turkish house architecture. Having iwans between the rooms prevented them from being adjacent to each other. The north, south and west façades are surrounded by garden walls, while the eastern façade is open. The garden-side parts of the rooms of the mansion are arranged on each floor and have windows. On the plastered surfaces of the façades of the building, medallions in panels, naturalistic flowers in vases, garlands, and curved fabric motifs in the form of curtains were made as pencil work. The most striking part of the mansion, which has a three-storey appearance with the two floors on the ground floor, is the upper floor in terms of its architectural layout and decoration. The ground is a stony area and opens directly to the garden. Next to the main entrance, the guard and waiting area for the staff of the mansion, the servants' rooms in the south, the animal shelter and barn on the north side constitute the lower floor of the building.

There is an imaginary Istanbul picture in the winter head room with a hearth on the upper floor of the mansion. It is understood that the painting is fictitious, since some important structures in Istanbul do not exist. It suggests that the artist drew this painting according to narratives, books or postcards.
There is a picture of İzmir in the summer main room. Contrary to Istanbul, the fact that the picture of Izmir is more realistic has made it a documentary.

Birgi Hakkında

Birgi Tarihçesi

About Birgi

Birgi History

X

Hypaiapa antik şehrinin yer aldığı bölgede yerleşmenin izleri MÖ 3 binlere kadar takip edilebilir. Birgi yöresi sırasıyla Frig, Lidya, Pers, Bergama ve Roma hâkimiyetinde kaldıktan sonra Bizans idaresine geçti. Bizans’ın elinde savunma amacıyla ovaya bakan yüksek bir mevkide kale-şehir olarak Pyrgion veya Pyrgi (Dioshieron ve Chrisopolis) adlarıyla anıldı. 1193-1199 yıllarında bir metropolitlik merkezine dönüşen Pyrgion, XIII. yüzyıl sonlarında bölgede faaliyet gösteren Menteşe Bey'in damadı Sasa Bey tarafından Bizanslılar tarafından bölgeye gönderilen Katalanların çekilmesinden hemen sonra muhtemelen 1304'te şehir ele geçirildi. Sefere katılan Aydınoğlu Mehmed Bey ise burayı 1307'de ele geçirerek kurduğu beyliğin merkezi yaptı. 1312'de burada bir cami, türbe ve medrese inşa ettirdi; onun hâkimiyetindeki bölge Memleket-i Birgi adıyla anılmaya başlandı. Birgi 1391'e doğru İsa Bey tarafından Osmanlılara terk edildi. Fakat Osmanlıların yenilgiyle ayrıldığı Ankara Savaşı'ndan sonra tekrar Aydınoğulları'nın eline geçmesine rağmen II. Murad döneminde şehir kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi.

The traces of the settlement in the region where the ancient city of Hypaipa is located can be traced back to 3 thousand BC. After being under the rule of Phrygian, Lydian, Persian, Bergama and Roman, Birgi region ruled to the Byzantine Empire. It was called Pyrgion or Pyrgi (Dioshieron and Chrisopolis) as a fortress-city on a high position overlooking the plain in the hands of Byzantium. Turning into a metropolitan center in 1193-1199, Pyrgion was probably captured in 1304, after the Catalans who were sent to the region by the Byzantines, by Sasa Bey, the son-in-law of Menteşe Bey, who was active in the region, in the late 13th century. Aydınoğlu Mehmed Bey, who participated in the expedition, captured this place in 1307 and made it the center of the principality he founded. He had a mosque, tomb and madrasah built here in 1312. The region under his rule began to be called Memleket-i Birgi. Birgi was abandoned to the Ottomans by Isa Bey by 1391. However, after the Battle of Ankara, in which the Ottomans were defeated, it fell into the hands of Aydınoğulları again. During the reign of Murad, the city definitely came under Ottoman rule.

Beş yüzyılı aşkın süre Osmanlı egemenliğinde kalan Birgi 1919-1922 yılları arasında Yunan işgali altında kaldı. Birgi’deki yapıların büyük kısmı Yunan Ordusunun çekilmesi sırasında yakılarak tahrip edilmiştir. Birgi'nin tahribattan kurtulan en önemli tarihi eseri Ulucami olarak da bilinen Mehmed Bey Camii ve Türbesi'dir. Türbede Aydınoğlu Mehmed Bey'den başka Umur Bey, İsa Bey ve Sahadır Bey'e ait mezarlar bulunur. Diğer önemli abideleri arasında Evliya Çelebi'nin de bahsettiği Derviş Ağa Camii ile Kurşunlu Camii ve Karaoğlu Camii ayaktadır.

Birgi, which remained under Ottoman rule for more than five centuries, was under Greek occupation between 1919-1922. Most of the structures in Birgi were destroyed by burning during the withdrawal of the Greek Army. The most important historical monument of Birgi that survived the destruction is the Mehmed Bey Mosque and Tomb, also known as the Ulucami. In addition to Aydınoğlu Mehmed Bey, there are graves belonging to Umur Bey, İsa Bey and Sahadır Bey in the tomb. Among the other important monuments, the Derviş Ağa Mosque, which Evliya Çelebi mentioned, as well as the Kurşunlu Mosque and Karaoğlu Mosque are still standing.

Sayfa Sayısı:

/

Birgi Hakkında

Birgi Tarihi

About Birgi

Birgi History

X

Hypaiapa antik şehrinin yer aldığı bölgede yerleşmenin izleri MÖ 3 binlere kadar takip edilebilir. Birgi yöresi sırasıyla Frig, Lidya, Pers, Bergama ve Roma hâkimiyetinde kaldıktan sonra Bizans idaresine geçti. Bizans’ın elinde savunma amacıyla ovaya bakan yüksek bir mevkide kale-şehir olarak Pyrgion veya Pyrgi (Dioshieron ve Chrisopolis) adlarıyla anıldı. 1193-1199 yıllarında bir metropolitlik merkezine dönüşen Pyrgion, XIII. yüzyıl sonlarında bölgede faaliyet gösteren Menteşe Bey'in damadı Sasa Bey tarafından Bizanslılar tarafından bölgeye gönderilen Katalanların çekilmesinden hemen sonra muhtemelen 1304'te şehir ele geçirildi. Sefere katılan Aydınoğlu Mehmed Bey ise burayı 1307'de ele geçirerek kurduğu beyliğin merkezi yaptı. 1312'de burada bir cami, türbe ve medrese inşa ettirdi; onun hâkimiyetindeki bölge Memleket-i Birgi adıyla anılmaya başlandı. Birgi 1391'e doğru İsa Bey tarafından Osmanlılara terk edildi. Fakat Osmanlıların yenilgiyle ayrıldığı Ankara Savaşı'ndan sonra tekrar Aydınoğulları'nın eline geçmesine rağmen II. Murad döneminde şehir kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi.

Beş yüzyılı aşkın süre Osmanlı egemenliğinde kalan Birgi 1919-1922 yılları arasında Yunan işgali altında kaldı. Birgi’deki yapıların büyük kısmı Yunan Ordusunun çekilmesi sırasında yakılarak tahrip edilmiştir. Birgi'nin tahribattan kurtulan en önemli tarihi eseri Ulucami olarak da bilinen Mehmed Bey Camii ve Türbesi'dir. Türbede Aydınoğlu Mehmed Bey'den başka Umur Bey, İsa Bey ve Sahadır Bey'e ait mezarlar bulunur. Diğer önemli abideleri arasında Evliya Çelebi'nin de bahsettiği Derviş Ağa Camii ile Kurşunlu Camii ve Karaoğlu Camii ayaktadır.

The traces of the settlement in the region where the ancient city of Hypaipa is located can be traced back to 3 thousand BC. After being under the rule of Phrygian, Lydian, Persian, Bergama and Roman, Birgi region ruled to the Byzantine Empire. It was called Pyrgion or Pyrgi (Dioshieron and Chrisopolis) as a fortress-city on a high position overlooking the plain in the hands of Byzantium. Turning into a metropolitan center in 1193-1199, Pyrgion was probably captured in 1304, after the Catalans who were sent to the region by the Byzantines, by Sasa Bey, the son-in-law of Menteşe Bey, who was active in the region, in the late 13th century. Aydınoğlu Mehmed Bey, who participated in the expedition, captured this place in 1307 and made it the center of the principality he founded. He had a mosque, tomb and madrasah built here in 1312. The region under his rule began to be called Memleket-i Birgi. Birgi was abandoned to the Ottomans by Isa Bey by 1391. However, after the Battle of Ankara, in which the Ottomans were defeated, it fell into the hands of Aydınoğulları again. During the reign of Murad, the city definitely came under Ottoman rule.

Birgi, which remained under Ottoman rule for more than five centuries, was under Greek occupation between 1919-1922. Most of the structures in Birgi were destroyed by burning during the withdrawal of the Greek Army. The most important historical monument of Birgi that survived the destruction is the Mehmed Bey Mosque and Tomb, also known as the Ulucami. In addition to Aydınoğlu Mehmed Bey, there are graves belonging to Umur Bey, İsa Bey and Sahadır Bey in the tomb. Among the other important monuments, the Derviş Ağa Mosque, which Evliya Çelebi mentioned, as well as the Kurşunlu Mosque and Karaoğlu Mosque are still standing.

Birgi Hakkında

3B Modeller

About Birgi

3D Models

X