Derviş Ağa Medresesi (Çukur Medrese)

Birgi 3B İnteraktif Modeller

Derviş Ağa Madrasa (Çukur Madrasa)

Birgi 3D Interactive Models

Sanal Gezi

Virtual Tour

DİKKAT!

Işığa duyarlı epilepsi:
Geçmişte epilepsi ya da nöbet geçirdiyseniz kullanmadan önce doktora danışın. Belirli şekiller ya da titreşimler daha önce nöbet geçirmemiş kişilerin nöbet geçirmesine neden olabilir.

WARNING!

Photosensitive epilepsy:
If you have had or are prone to epileptic episodes or seizures, please consult your physician before use. Certain shapes and/or vibrations may cause manifestation of epileptic symptoms in individuals who have no history of seizures or epilepsy.

  • Tam Ekran

    Full Screen

  • Önbelleği Temizle

    Clear Cache

Sanal Gezi

Virtual Tour

ÜZGÜNÜZ

Mobil cihazlar için Sanal Gezi özelliği çalışmaları devam etmektedir.
Lütfen masaüstü sürümünü kullanınız.

SORRY

Virtual tour feature work for mobile devices continues.
Please use the desktop version.

Derviş Ağa Medresesi (Çukur Medrese)


Birgi’nin ortasından geçen Birgi Çayı’ndan dolayı oluşan çukurluk alana inşa edildiğinden Çukur Medrese olarak da bilinir. Medresenin kitabesinden Derviş Ağa tarafından 1657 yılında yaptırıldığı bilinmektedir. Şehirdeki diğer Derviş Ağa tarafından yaptırılan mimari eserlerle bir külliye oluşturduğu düşünülmektedir.

Bugün medreseden batısında yer alan bir dershane ve bunun devamında bitişik olarak “L” şeklinde sıralanmış yedi öğrenci odası bulunmaktadır. Medresenin dershanesi kare planlı bir yapı sahiptir. Öğrenci odalarının her birinde girişlerinin karşı ekseni üzerindeki duvarlara basık yuvarlak kemerli, kemerleri tuğla ile örülmüş ocak nişleri ayrıca öğrencilerin kitap ve eşyalarını koymaları için küçük nişler bulunmaktadır. Medresenin cephelerinde ve kubbelerinde moloz taş ve tuğla karışımı yapı malzemesi kullanılmıştır. Doğu kısmındaki giriş kapısı hala varlığını korumaktadır. Basık yuvarlak kemerinin üzerinde onarımla korunmaya çalışılmış inşa kitabesi bulunmaktadır.

Derviş Ağa Madrasa (Çukur Madrasa)


It is also known as Çukur Madrasa, as it was built on the lowland formed by the Birgi Stream passing through Birgi.It is known from the inscription of the madrasah that it was built by Derviş Ağa in 1657. It is thought to have formed a social complex with other architectural works built by Derviş Ağa, in the city.

Today, there is a classroom to the west of the madrasah and seven student rooms, arranged in an "L" shape. The classroom of the madrasah has a square planned structure. Each of the student rooms has round arched niches on the wall opposite their entrances. There are hearth niches built with bricks. There are also small niches for students to put their books and belongings. The facades and domes of the madrasa are made of a mixture of rubble stone and brick. The entrance gate in the eastern part still exists today. On the low round arch of the door is the construction epitaph, which has been repaired and preserved.

Birgi Hakkında

Birgi Tarihçesi

About Birgi

Birgi History

X

Hypaiapa antik şehrinin yer aldığı bölgede yerleşmenin izleri MÖ 3 binlere kadar takip edilebilir. Birgi yöresi sırasıyla Frig, Lidya, Pers, Bergama ve Roma hâkimiyetinde kaldıktan sonra Bizans idaresine geçti. Bizans’ın elinde savunma amacıyla ovaya bakan yüksek bir mevkide kale-şehir olarak Pyrgion veya Pyrgi (Dioshieron ve Chrisopolis) adlarıyla anıldı. 1193-1199 yıllarında bir metropolitlik merkezine dönüşen Pyrgion, XIII. yüzyıl sonlarında bölgede faaliyet gösteren Menteşe Bey'in damadı Sasa Bey tarafından Bizanslılar tarafından bölgeye gönderilen Katalanların çekilmesinden hemen sonra muhtemelen 1304'te şehir ele geçirildi. Sefere katılan Aydınoğlu Mehmed Bey ise burayı 1307'de ele geçirerek kurduğu beyliğin merkezi yaptı. 1312'de burada bir cami, türbe ve medrese inşa ettirdi; onun hâkimiyetindeki bölge Memleket-i Birgi adıyla anılmaya başlandı. Birgi 1391'e doğru İsa Bey tarafından Osmanlılara terk edildi. Fakat Osmanlıların yenilgiyle ayrıldığı Ankara Savaşı'ndan sonra tekrar Aydınoğulları'nın eline geçmesine rağmen II. Murad döneminde şehir kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi.

The traces of the settlement in the region where the ancient city of Hypaipa is located can be traced back to 3 thousand BC. After being under the rule of Phrygian, Lydian, Persian, Bergama and Roman, Birgi region ruled to the Byzantine Empire. It was called Pyrgion or Pyrgi (Dioshieron and Chrisopolis) as a fortress-city on a high position overlooking the plain in the hands of Byzantium. Turning into a metropolitan center in 1193-1199, Pyrgion was probably captured in 1304, after the Catalans who were sent to the region by the Byzantines, by Sasa Bey, the son-in-law of Menteşe Bey, who was active in the region, in the late 13th century. Aydınoğlu Mehmed Bey, who participated in the expedition, captured this place in 1307 and made it the center of the principality he founded. He had a mosque, tomb and madrasah built here in 1312. The region under his rule began to be called Memleket-i Birgi. Birgi was abandoned to the Ottomans by Isa Bey by 1391. However, after the Battle of Ankara, in which the Ottomans were defeated, it fell into the hands of Aydınoğulları again. During the reign of Murad, the city definitely came under Ottoman rule.

Beş yüzyılı aşkın süre Osmanlı egemenliğinde kalan Birgi 1919-1922 yılları arasında Yunan işgali altında kaldı. Birgi’deki yapıların büyük kısmı Yunan Ordusunun çekilmesi sırasında yakılarak tahrip edilmiştir. Birgi'nin tahribattan kurtulan en önemli tarihi eseri Ulucami olarak da bilinen Mehmed Bey Camii ve Türbesi'dir. Türbede Aydınoğlu Mehmed Bey'den başka Umur Bey, İsa Bey ve Sahadır Bey'e ait mezarlar bulunur. Diğer önemli abideleri arasında Evliya Çelebi'nin de bahsettiği Derviş Ağa Camii ile Kurşunlu Camii ve Karaoğlu Camii ayaktadır.

Birgi, which remained under Ottoman rule for more than five centuries, was under Greek occupation between 1919-1922. Most of the structures in Birgi were destroyed by burning during the withdrawal of the Greek Army. The most important historical monument of Birgi that survived the destruction is the Mehmed Bey Mosque and Tomb, also known as the Ulucami. In addition to Aydınoğlu Mehmed Bey, there are graves belonging to Umur Bey, İsa Bey and Sahadır Bey in the tomb. Among the other important monuments, the Derviş Ağa Mosque, which Evliya Çelebi mentioned, as well as the Kurşunlu Mosque and Karaoğlu Mosque are still standing.

Sayfa Sayısı:

/

Birgi Hakkında

Birgi Tarihi

About Birgi

Birgi History

X

Hypaiapa antik şehrinin yer aldığı bölgede yerleşmenin izleri MÖ 3 binlere kadar takip edilebilir. Birgi yöresi sırasıyla Frig, Lidya, Pers, Bergama ve Roma hâkimiyetinde kaldıktan sonra Bizans idaresine geçti. Bizans’ın elinde savunma amacıyla ovaya bakan yüksek bir mevkide kale-şehir olarak Pyrgion veya Pyrgi (Dioshieron ve Chrisopolis) adlarıyla anıldı. 1193-1199 yıllarında bir metropolitlik merkezine dönüşen Pyrgion, XIII. yüzyıl sonlarında bölgede faaliyet gösteren Menteşe Bey'in damadı Sasa Bey tarafından Bizanslılar tarafından bölgeye gönderilen Katalanların çekilmesinden hemen sonra muhtemelen 1304'te şehir ele geçirildi. Sefere katılan Aydınoğlu Mehmed Bey ise burayı 1307'de ele geçirerek kurduğu beyliğin merkezi yaptı. 1312'de burada bir cami, türbe ve medrese inşa ettirdi; onun hâkimiyetindeki bölge Memleket-i Birgi adıyla anılmaya başlandı. Birgi 1391'e doğru İsa Bey tarafından Osmanlılara terk edildi. Fakat Osmanlıların yenilgiyle ayrıldığı Ankara Savaşı'ndan sonra tekrar Aydınoğulları'nın eline geçmesine rağmen II. Murad döneminde şehir kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi.

Beş yüzyılı aşkın süre Osmanlı egemenliğinde kalan Birgi 1919-1922 yılları arasında Yunan işgali altında kaldı. Birgi’deki yapıların büyük kısmı Yunan Ordusunun çekilmesi sırasında yakılarak tahrip edilmiştir. Birgi'nin tahribattan kurtulan en önemli tarihi eseri Ulucami olarak da bilinen Mehmed Bey Camii ve Türbesi'dir. Türbede Aydınoğlu Mehmed Bey'den başka Umur Bey, İsa Bey ve Sahadır Bey'e ait mezarlar bulunur. Diğer önemli abideleri arasında Evliya Çelebi'nin de bahsettiği Derviş Ağa Camii ile Kurşunlu Camii ve Karaoğlu Camii ayaktadır.

The traces of the settlement in the region where the ancient city of Hypaipa is located can be traced back to 3 thousand BC. After being under the rule of Phrygian, Lydian, Persian, Bergama and Roman, Birgi region ruled to the Byzantine Empire. It was called Pyrgion or Pyrgi (Dioshieron and Chrisopolis) as a fortress-city on a high position overlooking the plain in the hands of Byzantium. Turning into a metropolitan center in 1193-1199, Pyrgion was probably captured in 1304, after the Catalans who were sent to the region by the Byzantines, by Sasa Bey, the son-in-law of Menteşe Bey, who was active in the region, in the late 13th century. Aydınoğlu Mehmed Bey, who participated in the expedition, captured this place in 1307 and made it the center of the principality he founded. He had a mosque, tomb and madrasah built here in 1312. The region under his rule began to be called Memleket-i Birgi. Birgi was abandoned to the Ottomans by Isa Bey by 1391. However, after the Battle of Ankara, in which the Ottomans were defeated, it fell into the hands of Aydınoğulları again. During the reign of Murad, the city definitely came under Ottoman rule.

Birgi, which remained under Ottoman rule for more than five centuries, was under Greek occupation between 1919-1922. Most of the structures in Birgi were destroyed by burning during the withdrawal of the Greek Army. The most important historical monument of Birgi that survived the destruction is the Mehmed Bey Mosque and Tomb, also known as the Ulucami. In addition to Aydınoğlu Mehmed Bey, there are graves belonging to Umur Bey, İsa Bey and Sahadır Bey in the tomb. Among the other important monuments, the Derviş Ağa Mosque, which Evliya Çelebi mentioned, as well as the Kurşunlu Mosque and Karaoğlu Mosque are still standing.

Birgi Hakkında

3B Modeller

About Birgi

3D Models

X