Yunancada “açık toplanma yeri” anlamına gelen agora, kentin kamusal meydanı olarak düşünülebilir. Kentte yaşayan yurttaşların bir araya geldikleri, kent sorunlarını tartıştıkları ve ticaret yaptıkları agoralar, Antik Yunan’da kentin merkezi konumundaydı.
Smyrna Agorası, MS 178 yılında yaşanan depremde büyük zarar görmüş ve dönemin Roma imparatoru Marcus Aurelius’un destekleriyle yeniden ayağa kaldırılmıştır. Bugün Agora ziyaret edildiğinde görülen kalıntılar, bu döneme aittir.
Kentin önemini kaybetmesinin sonucunda, zamanla nüfus azalmış ve Agora da özgün işlevini yitirmiştir. Orta ve geç Bizans dönemi ile Osmanlı döneminde ise Agora’nın avlusu mezarlık olarak kullanılmıştır. Agora’da ilk kazı çalışmalarına 1933 yılında başlanmış ve günümüze kadar süren kazı çalışmalarıyla Agora’nın yanı sıra Agora’yı çevreleyen birçok yapı da gün yüzüne çıkarılmıştır.