2000’li yıllara kadar, İzmir’de insan yerleşiminin 5.000 yıllık bir geçmişi olduğu biliniyordu. Ancak günümüzde Bornova ilçesi Karacaoğlan mahallesi sınırları içerisinde kalan bir arazide 2003 yılında yapılan harfiyat çalışması, İzmir tarihini değiştirecek bir keşfin önünü açmıştır. Harfiyat çalışmasından çıkan toprağın içinde bulunan taş aletler ile çanak ve çömlek parçalarıyla beraber Buca’daki bir parka dökülürken orada bulunan ve toprağın içindeki objelere dikkat eden emekli resim öğretmeni Ali Beke Özkan, hemen durumu yetkililere bildirir. Böylece İzmir’in tarihi değişir ve duyarlı bir hemşehrimiz sayesinde kentimizin 8.500 yıl önceki sakinlerini keşfetmenin yolu açılır.
Harfiyat toprağında bulunan taş aletlerin ve çanak çömleklerin üzerinde yapılan ilk incelemeler, bu buluntuların Neolitik Çağ’a ait olduğuna işaret eder. Akabinde toprağın alındığı bölgede yapılan yüzey araştırmaları da bu tespiti destekler ve İzmir tarihinin yeniden yazılmasına giden süreç başlar.
2008 yılından itibaren Doç. Dr. Zafer Derin başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarından elde edilen bulgular, şehrin ilk sakinlerine ilişkin önemli bilgiler sunmuştur. Bugün kalın bir alüvyon tabakasının altında kalan yerleşim, 70.000 m2’den daha geniş bir alanı oluşturmaktadır. Kendi içinde üç alt evreye bölünen Neolitik Çağ tabakasının üst üste 10 mimari katmanı barındırdığı tespit edilmiştir. Bu katmanlar arasında bulunan çamur ve kil tabakaları, yerleşimin sık sık sel ve taşkınlarla mücadele ettiğini göstermektedir. Neolitik Çağ’ın sonlarına doğru gelişen yerleşim ise Yassıtepe Höyüğü’ne doğru genişlemiştir.
Yeşilova Höyüğünün hikâyesini daha yakından keşfetmek için aşağıdaki belgeseli izleyebilirsiniz.